Haber

Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi: “Bilim Üretmesi Gereken Bir Kurumda Kölelik Düzeninin Karşıtı Üretiliyor”

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yönetim tarafından üyelerine baskı ve mobbing uygulandığı gerekçesiyle harekete geçti. Güvenlik güçleri OMÜ personeli ve sendika üyelerine müdahale etti. Sendika Şube Başkanı Tarık Sayın, “Üniversite yönetimi bugünlerde üniversite yönetimini bir kenara bırakıp işçilerin haklarını nasıl geri alırız diye düşünüyor. Bilimin üretilmesi gereken bir kurumda, tam tersi kölelik düzeninin üretilmesi için atölye çalışmaları yapılıyor. “

Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi, yetkili olduğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde sendika üyelerine mobbing ve sürgün uygulandığını belirterek, “Sendikanızı değiştirin yoksa biz sorumlu değiliz” diyerek rektörlük önünde basın açıklaması yapmak istedi. ne olacak diye.” Kısa süren çatışmanın ardından barikatların önünde açıklama yapmak zorunda kaldı.Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın, basın açıklamasında şunları söyledi:

“Bildiğiniz gibi Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde uzun süreli bir toplu iş sözleşmesi sonrasında sandıktan çıkan baskın grev kararı sonucunda işverenimizin taleplerimizi kabul etmesi üzerine toplu iş sözleşmesi imzalandı. Ertesi gün üniversite Yönetim, protestoların en ön saflarında yer alan Sami kardeşimizi Bafra’ya gönderdi. Bir gün sonra temsilcimiz, “Sefa abi, önce aracı senin çalıştırmanı istiyoruz.” dedi. Sonra Bafra gündeme geldi, araç kaldı. O gün üniversitede baskı ve mobbing eksik olmamıştı.Şimdi ise farklı bir formül denenmek isteniyor ki bu oyun karşısında sessiz kalmamız mümkün değil. temsilci değiştirilecek, dava açıp dönecek.Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın emir olarak gördüğü kamu çerçevesindeki haklar uygulanmayacak, yargıya götürülüp mahkeme kararlarıyla geri alınacak. Burada üyelerimiz baskı altına alınıyor ve ‘gidin dava açın, mahkeme kararı’. ‘Geri dönüş’ olarak adlandırılmaya çalışılan yöntem geliştiriliyor.

“BİLİM ÜRETMESİ GEREKEN BİR KURUMDA TAM TERS KÖLELİK DÜZENİ ÜRETİLİR”

Üniversite Genel Sekreterimizin uyguladığı bu hukuksuz yöntem öfkemizi buraya taşıdı. Genel Sekreterimizin TÜHİS’teki toplu iş sözleşmesi sonrasında kullandığı cümle her şeyi açıklıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ve imzasını attığı Kamu Çerçeve Protokolüne, ‘bu fiyatlar çok yüksek, bu fiyatları geri çekmemiz lazım’ diyerek, bir ekonomist üslubuyla emekçileri kısıtlama unsuru olarak görmesi içler acısı bir durum. Çalışma Bakanımız Vedat Alım. Üniversite yönetimi bugünlerde üniversite yönetimini nasıl bir kenara bırakıp işçilerin haklarını nasıl geri alacağının hesaplarıyla boğuşuyor. Bilimin üretilmesi gereken bir kurumda, köleliğin tam tersini üretmek için atölyeler düzenleniyor. Değerli hocam üniversitede yetkili sendika ve yetkili sendikanın şube başkanının bulunduğunu unutarak, hiçbir vasfı olmayan eski sendikacıları masaya davet etti. Bölümlerinin kapalı olduğunu hatırlatmak isterim efendim. Nedense rektörüm yıllardır emekçiyi masada satmış, Konaş’ı da, Durmuş’u da o kadar sevmiş ki; Niteliksiz ikiliyi masasına davet ederek, ikiliyle geçmişe özlemle poz vererek, fotoğraf çektirerek Samsun Şubesi ve Tarık Sayın’ı korkutmaya çalıştı. Bizimki itaatkâr bir kültürden değil; Adaletsizlik karşısında sessiz kalmanın sessiz şeytan olduğunu söyleyen bir kültürden geldiğimizi unuttu. Bu da rektörümüzün ve yöneticilerimizin ne kadar aciz olduğunun göstergesidir.”

HAKLARIMIZ KULLANILDI

“Üyelerimiz kamu çerçevesinden kaynaklanan farkları ödeme yapılmadan önce ödenmiş olarak göstererek yüzde 27 vergi dilimine sokuldu. Biz de bu duruma hemen itiraz ettik. Ertelemek istedikleri farkları Türkiye’ye yansıtmamak için ödemek zorunda kaldılar. Kısa sürede basına yansıdı.Bugün 108 TL olan yemeğin fiyatı 94 TL olarak uygulanıyor.TÜHİS ile konuştuğumuzda aradık, dedik, mahkemeye gitmeleri gerektiğini söylediler.Kazandı. 2021 Kamu Çerçeve Protokolü’ne ilişkin genelge yayınlandı ve tüm kamuda uygulanması zorunlu hale getirildi ancak üniversite yönetimi genelgeye uymadı, dava açtık. Dava Amasya’da temiz yol ile sonuçlandı Üniversite.Üniversite itiraz etti.Tüm üyelerimize ödeme sonucunu bekliyoruz.Sonuç bekleniyor.

“BU BİZİM SAYGIMIZ DEĞİL, HAK MÜCADELEMİZDİR”

Üniversite yönetiminin personele düşmanca yaklaşması, emeği istismar eden bir anlayış içinde yer alması düşünülemez. Karadeniz Bölgesindeki hemen hemen tüm üniversitelerde yetkiliyiz. Burada yaşadığımız durumu hiçbir yerde yaşamıyoruz. Burada şunu belirtmek isterim ki ‘Tarık lider ipleri elime verdi’ yalanı Rektörümüzü temsil eden yöneticiler tarafından üretiliyor, böyle bir cümlem yok. Bizim sadece hak mücadelemiz var, kimseye saygısızlık yapamayız. Bu koltuklar bir gün elden gidecek; Geride bıraktığımız anılarla hatırlanacaksınız. Üniversite bünyesinde sorgu odası oluşturularak üyelerimiz sendikadan istifaya zorlandı ve zorla üye oluyorlar. Yine Hasan Konaş ve ekibi üniversite yönetimi tarafından görevlendirildi ve Öz Büro-İş Sendikası üniversitede örgütlenme teklifinde bulundu. Hasan Konaş burada tüzüğün 38’inci maddesini ihlal etti. Bu konuyla ilgili olarak üniversite içinden disiplin kurulumuza 400’e yakın dilekçe gönderilmiş olup, üyeliklerinin azaltılması talep edilmektedir. Yasal prosedürü tamamladık, disiplin kurulu kararı ve raporuyla birlikte şube yönetim kurulu olarak evrakları önümüzdeki hafta genel merkezimize göndereceğiz. Ses kayıtları ve savcılığın tehditlere ilişkin suç duyurusu hafta içi kesinleşecek. Hata duyurusunda ses kaydı yine savcılık önünde basın ve Türk kamuoyuyla paylaşılacak.

Kaynak: ANKA / Yerel

haber-yahsihan.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu